DUYURULAR



ÖĞRENCİLERİMİZ İ.D. BİLKENT ÜNİVERSİTESİNDE

17 Aralık 2014 tarihinde İ.D. Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi ziyaret edilmiştir. Geziye 11 ve 12. sınıflardan bu bölümleri merak eden ve ilgi duyan öğrencilerimiz katılmıştır.

Grafik Tasarım, Güzel Sanatlar, İletişim Tasarım, İç mİmarlık, Kentsel Tasarım ve Peysaj Mimarisi bölümleri öğretiğm üyeleri tarafından tanıtılmıştır.

Öğrencilerimiz bu bölümlere dair Üniversite öğretim üyelerinden, giriş koşulları, bölümün amacı, içeriği, dersler, kariyer olanakları vb. gibi konularda bilgi edinme ve sorularına yanıt alma fırsatı bulmuşlardır.

Ziyaretimiz sırasında öğrencilerimiz aynı zamanda derslikleri, atölyeleri ve bölüm öğrencilerinin çalışmalarını da incelemişlerdir.

İ.D. Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

10. SINIFLAR “DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ” ENTEGRASYON ÇALIŞMASI

10 Aralık “Dünya İnsan Hakları Günü”nde, okulumuzda, tüm 10. sınıf öğrencilerinin hazırladığı çalışmalar ve sunumlardan oluşan bir entegrasyon çalışması yapıldı. Bu çalışmada on beş öğrenci, hazırladıkları sunumları, öğretmen ve öğrencilere aktardı. Seçtiğimiz üç ders kapsamında hazırlanan bu çalışmalar; “Darbe Dönemi Hak İhlalleri, Kızılderili Soykırımı, İnsan Hakları ile ilgili filmler, İnsan Hakları Tarihçesi” gibi daha birçok önemli konuyu içeriyordu. Arkadaşlarımızın verdiği bilgiler ve yaptıkları sunumlar, “İnsan Hakları” gibi önemli bir konunun izleyenlerin akıllarında kalmasını sağladı. Programımızda konuya dair genel bilgi sunumlarının yanı sıra izleyen arkadaşlarımızı neşelendirmek adına birkaç şarkıya da yer verildi. Söylenen şarkılar da konuyla ilişkili, “insan hakları” konusunun işlendiği veya bestecilerinin bu konu ile bir fark yaratmak istediği şarkılardı. Bunlar; “We Are the World, Feeling Good, They Don't Really Care About Us ve Donna Donna” adlı şarkılardı. Avrupa İnsan Hakları Konseyi İkinci Katibi ve Diplomat Sayın Muzaffer Uyan, günün anlam ve önemini açıklayan bir konuşma yaptı. İngilizce yaptığı konuşmasında kendi geçmişinden ve ne kadar süredir “insan hakları” konusu üzerinde çalıştığından bahsetti. Sunum yapan birkaç arkadaşımızı tebrik ederek, onlara sunumunu yaptıkları konuya hakimiyetlerinin iyi olduğunu söyledi. Farkındalığımızdan etkilenen Sayın Muzaffer Uyan, sunumda görev alan ve sergiye katkıda bulunan bütün öğrencileri gönülden tebrik etti. Ben de, bizlere bu anlamlı çalışmada yer almamızı sağlayan öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.

Elif SERİM 10-D

SİLİKON VADİSİ TANITIMI

Perşembe günü, Sayın Ahmet Usta tarafından gerçekleştirilen “Club Silicon Valley” tanıtımı oldukça ilgi gördü. Sunumunun başında özgeçmişi ve başarıları ile ilgili bilgi vererek samimi bir ortam oluşturan Ahmet Usta, daha sonra Club Silicon Valley (CSV)’in ne olduğunu anlatarak sunumuna devam etti. CSV; orta ve lise seviyesindeki öğrencilere dünyayı değiştirme yeteneğine sahip olduklarını anlatan, Silikon Vadisi’nde gerçekleşen, on beş günlük ilham verici bir eğitim programıdır. Plug & Play ile stratejik iş ortaklığıyla yürüyen, “Bir sonraki büyük fikir ne olabilir?” düşüncesini temel alan program, girişimcilerin ve yatırımcıların bir araya gelmesini sağlamaktadır. Laura Gomez, Omar Zakaria, Tuna Ozer, Eduardo Pinheiro, Alireza Masrour, Mark Zuckerberg gibi ünlü isimlerle tanışma olanağı sunan program, aynı zamanda bu başarılı insanlardan ders alma imkânı da sunar. Sadece başarılı insanlar ile değil aynı zamanda “Ders alınmış başarısızlık, başarı demektir.” sözünden yola çıkarak başarısız olanlarla da görüşmeler yapılır; onlara takviye dersler verilir. Eğitim, deneyim ve aksiyon üzerine kurulu olan CSV, değişik gezileri de bünyesinde barındırır. Katılımcılar, Google kampüsünü, Linkedin’i, WMware’ı ve eğlence parkını ziyaret etme şansını yakalar. İnternet sayfasından başvuru yaptıktan sonra mülakattan ve İngilizce bilgisi sınavından geçenler, grupla da uyumlarına ikna olunduktan sonra seçilerek programa katılma hakkını kazanmış olurlar. Katılımcılar orada fikirlerini ortaya atarlar, daha sonra çalışma gruplarını kendileri oluşturarak sergilenebilir bir ürün üstünde çalışmalara başlarlar ve sonunda da bunu sunarlar. Bu çalışmanın gelecek yıl 5-19 Temmuz ve 9-23 Ağustos arasında gerçekleştirileceğini belirten Ahmet Usta, sunumunun sonunda bizlerin sorularını da cevapsız bırakmadı. Kendi alanlarında başarılı isimlerle bizi bir araya getirmeyi başaran bu program beni çok etkiledi ve ilgimi çekti. Yaptığı sunumdan ve bize ayırdığı vakitten dolayı Ahmet Bey’e kendim ve arkadaşlarım adına çok teşekkür ederim.

Berkem GÖĞÜSGER 11-IB

2014-2015 ANKARA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ GENÇLER TENİS İL BİRİNCİLİĞİ MÜSABAKALARI

25-28 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleşen tenis müsabakalarında, grubunu birinci sırada tamamlayan erkek tenis takımımız , final müsabakalarında da Ankara 4. ’sü olmuştur. Yarışmalarda okulumuzu başarılı şekilde temsil eden öğrencilerimiz; Ozan DORUK İNAN, Bora BAŞLAR, Ali Haktan MACİT , Ahmet ASTARCI ve Nabi KUŞTEPE ’yi kutlar başarılarının devamını dileriz.

COPE DENEME SINAVI

19 Aralık Cuma günü tüm 11. sınıf ve 12. sınıflardan sınava girmek isteyen ve B2 öğrencileri COPE Deneme sınavı alacaklarıdır. Sınav sabah 9.00'da başlayıp öğleden sonra sona erecektir.Sınav detayları ile ilgili bilgilendirme öğrencilere duyurulacaktır.

FİLOZOFLAR SERGİSİ

Filozofların felsefi görüşlerinin, yaşadıkları dönemin ve koşullarının anlaşılması amacıyla 11. Sınıf öğrencilerimiz tarafından “Filozoflar Sergisi” düzenlendi. Bu sergide dünya filozoflarının üç boyutlu portreleri öğrencilerimizin yaratıcı tasarımlarıyla sunuldu. Sergimiz okulumuz öğrencilerinin yanı sıra Çankaya Lisesi Felsefe Kulübü öğrencileri tarafından da ziyaret edildi. Emeği geçen öğrencilerimize teşekkür ederiz.

HUGH O’BRIAN YOUTH (HOBY) LEADERSHIP WORKSHOP

On 6th December 2015, BLIS hosted HOBY Turkey’s Community Leadership Workshop 2 on Personal Branding. Attended by 56 high school students from the Ankara area, students learned how to develop their personal brand and create a digital product designed to manage their personal and online social presence.

http://www.hobytr.com Hugh O’Brian Youth Leadership (HOBY) Turkey’s mission is to offer quality leadership programs to high school students in Turkey. HOBY Turkey is a non-profit international affiliate of HOBY International.

28-30 KASIM İSTANBUL TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ

Özel Bilkent Lisesi Sosyal Bilimler Zümresi öğretmenleri olarak 10. ve 11. sınıflarımızdan oluşan yirmi beş kişilik bir öğrenci grubu ile İstanbul’a tarih ve kültür ağırlıklı bir gezi düzenledik.

Gezimizin ilk durağı Sapanca yakınlarındaki Maşukiye oldu. Çiftlik evleri arasından geçerken durakladığımız kır lokantasında öğrencilerimiz tabiatla baş başa kaldılar. Lokantanın geniş bahçesinde hayvanları sevme, at binme şansı buldular. Ardından Kartepe’ye çıkıldı; kartopu oynandı, kızaklara binildi, teleferikle karla kaplı doğa kuşbakışı izlendi. Karlarla kaplı çam ağaçları ve tepelerde gezen geyik manzarası eşliğinde sıcak salepler içildi.

Gezimizin ikinci günü, 29 Kasım Cumartesi sabahı 9.00’da başladı. Osmanlı ve Bizans izleri taşıyan Tarihi Yarımada / Sultanahmet Meydanı’nda sırası ile Topkapı Sarayı, Ayasofya Kilisesi/Camii, Yerebatan Sarnıcı, Sultan Ahmet Camii ( Mavi Camii olarak da bilinir) ziyaret edildi. Tarihi Sultanahmet Köftecisi’nde öğle yemeği yenildi. Ardından Gülhane Parkı’nda yürüyüş yapıldı.

Gezimizin üçüncü gününün teması, “Osmanlı’nın imparatorluk yapısı ve çok kültürlülüğü”ne vurgu yapmaktı. Bu kapsamda önce Eyüp Sultan Hazretleri Türbe ve Camii ziyaret edildi. Dualar edildi, dilekler dilendi. Ardından Taksim’de yer alan Saint Antuan( Aziz Antuan) Kilisesi’nde gerçekleşmekte olan pazar ayini izlendi. Öğrencilerimiz Kilise’deki asistanlardan kiliseyle ilgili bilgi aldılar, ilahiler dinlediler.

Dini yerlerin ziyaretinden sonra İstiklal Caddesi ve Gezi Parkı’nda dolaşıldı, oradan Ortaköy’e geçildi. Öğrencilerimiz el sanatları pazarında ve sahaflarda alışveriş yaptılar, mekana özgü waffle ve kumpirlerden yediler. Hepimiz için keyifli ve öğretici olan gezimiz bize özel bir tekne ile yaptığımız Boğaz turu ile sona erdi.

AGATHA CHRİSTİE “ON KÜÇÜK ZENCİ” ROMANI KARAKTER CANLANDIRMASI

9-A sınıfı öğrencilerimiz, okudukları “On Küçük Zenci” romanında geçen 11 karakteri kendi hayal güçleriyle yeniden kurgulayarak mini bir drama hazırladılar. Öğrencilerimizin eğlenerek rol aldıkları bu çalışmayla romanın özümsenmesi ve daha rahat anlaşılması sağlanmış oldu.

“Adaların büyülü bir yanı vardır. Ada sözcüğü bir bakıma insanın dünyayla bağlantısının kesildiği anlamına gelir. Ada, başlı başına bir dünya demektir. Şimdi hepinizi, Zenci Adası’na davet ediyorum.”

FELSEFE OLİMPİYATLARI BAŞARIMIZ

Okulumuz öğrencilerinden Liluz Cengiz, 9 Kasım 2014 tarihinde yapılan 19. Ulusal Felsefe Olimpiyatları’nda “İlişkiler Sentezi” başlıklı felsefi yazısıyla Ankara 2.si, Türkiye 8.si olmuştur. Öğrencimizin olimpiyatlarda seçtiği alıntı ve yazdığı yazı aşağıdadır. Öğrencimizi tebrik ediyoruz.

Ülkü Özet
Felsefe Öğretmeni

“Kendiyle ilişkisini kişi, birkaç açıdan “kendi”yle kurabilir: kişi olarak: biricikliğinde, eşsizliğinde, kendiyle; birey olarak: yaşadığı yerin ve çağın insanı olarak kendiyle; bir insan olarak: tarihteki insan türünün bir üyesi olarak kendiyle. Bir kişinin yaşamında içiçe girmiş olan bu kendiyle ilişkilerinin yalınlığında ya da karmaşıklığında, kişinin kendiyle ilgili eylemleri oluşur.”

Ioanna Kuçuradi, Etik, Türkiye Felsefe Kurumu Yay.,
Ankara 19962., s. 149.

İLİŞKİLER SENTEZİ

Yaşamını sürdüreceği toplumsal fanusun içine düştüğü andan itibaren özne, varolduğu süre boyunca asla kurtulamayacağı ilişkiler ağına yakalanmıştır. Toplumları ve insanları tanımanın ve anlamanın bireyin kendi tözünü tanımasıyla ve anlamlandırmasıyla mümkün olacağını “ kendini tanı” öğüdüyle ortaya atan ve destekleyen Sokrates’in izinden kişi ilişki ağındaki ilk tanışıklığını kendisi ile yaşayacaktır. Bilincin ilk tanışıklığı ile yaşayacağı ilişki öznenin en dürüst, en çelişkili, en acılı ve en gerçek ilişkisi olacaktır. İlişkiye bu sıfatları yükleyen boyutsallığı, tıpkı ölümlü öznenin varoluş sürecinin temelini üç ana başlığa oturtan Schopenhauer’ın yaptığı gibi bu sancılı ilişki sürecinin de belli başlı kavramlar altında açıklanarak algılanabilir, tartışılabilir ve yorumlanabilir hale getirilme çabasının doğmasına sebep olmuştur.

Kişinin , kişi olarak kendisiyle ilişkisi, kişinin varoluşunun, tözünün sorgulanmasında saklıdır. Öznenin doğumuyla birlikte ortaya çıkan varoluş merakını yine öznenin kendi kendisine sorgulamasına verilen kavramsal bir isimdir. Kişinin kendisine ve insanoğluna yönelik eylemlerinin temelini oluşturacaktır; kişi olarak kavramsal başlığın altındaki ilişkinin içeriği. Bu yargının ya da çıkarımın kaynağı öznenin bütün anlayışının kişi olarak kendisinden geldiği düşüncesidir ve bu ilişki düzeyinin kişinin birliğini ve eşsizliğini tanımlayacak olduğu yargısıdır. Düşünceler ve yargılarla tanımlama ve yorumlama çabasına düştüğümüz bu ilişkinin sonsuza uzanan derinliğini “sonsuzluğu gösteren ayna, özel ve iç yaşantımızdan başka bir şey değildir” diyen Gabriel Marcel tarafından çok güzel ifade edilmiştir.

Kişinin, kişi olarak kendi ile ilişkisi, yaşamında birlikte ilerlediği insanlarla ilişkileriyle sınırlandırılmıştır. Bireyin eylemlerinin yalınlığı ve karmaşıklığı sürekli değişen bir denge içerisinde ilerleyen ilişkilerin sentezidir. Birey kavramının temsili anlamı kişinin yaşadığı toplumdaki ve çağdaki yeridir. Bu yer toplumun beklentilerini de beraberinde getirir. Kişi birey olarak toplumun beklentilerini kendi beklentileri haline getirecektir. Bu ilişkinin bireyin kendisi ile kurduğu ilişkilerden değişken fakat değeri sentez içindeki baskınlığı aynı orantının içinde yer alır. Bu denge içinde kişinin birey olarak kendi ile olan ilişkisinin baskınlığının arttığı noktada, bireyin eylemleri, kişilik dışı, sıradan ve monoton bir hal alır. Bu tarz eylemlerin kişiye benliğini unutturduğu, eylemlerinin kişilik dışı olma sürecinde yine öznenin kişi olarak kendisiyle olan ilişkisinin baskınlığını doğuracağı kesindir. Çünkü kayıp bir benlik ne toplumda var olabilir ne de tarihte yerini alır. Sürüleşmiş bireylerin asla bir olamamıştır. Bu nedenle öz benliğe sahip değildir. Onları bu hale sokan sürüleşmişliktir yani toplumdur. Bu durumda da bireye bireyselliğini veren, Marx’ın sözleriyle “toplumdan göbek bağını kopartmış” olmalıdır. Ancak o zaman birey, toplumun beklentilerinden kopabilir ve toplumun beklentilerini sorgulamaya cesaret edebilir. Ya da Kant’ın dediği gibi düşünecek kadar cesur olabilir. Bunun için de kişi, birey olarak kendisiyle olan ilişkisinde kendisini toplumun içine oturttuğu yeri toplumun merkezinden uzak seçmelidir. Bu seçim, birey olarak ilişkinin birey üzerindeki baskıyı azaltacaktır. Bundan toplumla ilişkinin önemsiz olduğu algısı çıkmamalıdır. Bu yalnızca bireyin iç dünyasının sınırlarını genişleteceğini ifade etmektedir sadece.

Kişinin insan olarak kendisiyle ilişkisinin, denge savaşı olarak adlandırılan bu baskınlık kavgasında adının az geçmesi bu tanımın algıyı kolaylaştıran kavramsal bir varsayım olmasından ötürüdür. İnsan olarak ilişkinin sentez içinde önemini ifade eden bir durum değildir. İnsan sözcüğünün seçim sebebi bu sözcüğün insanoğlunun tarihi bir varlık olan kişinin kendisini ifade etmeme yatkınlığıdır. İnsan türünün tarihsel gelişimi ve varlığı günümüz insanı için sürekli bir gündem konusudur. “İnsanoğlu tarihten ders almalıdır” yargısının da klişeleştirilmesi bundandır. Genel olarak kabul gören bu klişenin tam anlamıyla doğru olmadığı anlaşılmalıdır. Birey için her zaman en önemli örnek kendisi olmalıdır. Fakat bireyin tarihte kötü sonuç doğurmuş, aynı eylemi yapması, yani aynı hataya düşmesini engelleyecek tarihsel bir değerlendirme mantıksal açıdan gereklidir. Bu da yargının doğru yönünü oluşturur. İnsan kendiyle olan üçüncü tür ilişkisinin başladığı eylemlerdeki hataları minimalize etmelidir.

Bireylerin eylemlerini şekillendiren ilişkiler dinamiğinde sorgulayan bilinçler teker teker her ilişkinin karmaşıklığı ardında kişi bazlı bir sentez yaratırlar. Bireyselliklerini kaybetmeden ulaştıkları bu sentez onların kendileriyle ilgili eylemlerde toplumsal beklentilere dayanmayan bir tutum izlemeleriyle sonuçlanır. Birey bazlı sentezler ise eylemlerinde toplumsal kural ve beklentileri ön plana tutar. Her alanda doğru ve yanlış kavramının oluşmasında örnek tahsilinde kullanılan insan olarak kendimiz ile kurduğumuz ilişki birey için her anlamda etkin rol oynar.

Liluz Cengiz

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 1. DÖNEM SINAV TAKVİMİ

2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılı 1. Dönem sınav takvimine ulaşmak için lütfen tıklayınız.

10.KLASİK BATI MÜZİĞİ ÇALGILARIYLA ESER SESLENDİRME YARIŞMASI

Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı İlkokul , Ortaokul , Lise ve Dengi okul öğrencileri arasında düzenlenen “ 10.KLASİK BATI MÜZİĞİ ÇALGILARIYLA ESER SESLENDİRME YARIŞMASI ” na ilişkin bilgilendirme yazısı ve şartnamesi ektedir. Katılmak isteyen öğrencilerin en geç 26 Aralık 2014 tarihine kadar okul yönetimine isimlerini yazdırmaları gerekmektedir.

Bilginize sunarız.

Saygılarımızla,

Özel Bilkent Lisesi

Ekler:

Yarışma şartnamesi için lütfen tıklayınız.

Yarışma MEB yazısı için lütfen tıklayınız.

MEZUNLARIMIZDAN ÇINAR KURTOĞLU OKULUMUZU ZİYARET ETTİ

Özel Bilkent Lisesi’nden 2002’de mezun olan Çınar Kurtoğlu, 18 Kasım Salı günü sınıfımızı ziyaret etti. Bizlerle okulumuzdan mezun olmanın avantajlarını, mezun olduktan sonra atıldığı iş dünyasını ve iş hayatında karşılaştığı zorlukları paylaştı. Bilkent Üniversitesinin işletme bölümünü başarıyla bitirmesinde lisede aldığı eğitimin önemli bir rol oynadığını belirtti. Üniversiteden mezun olduktan sonra ailesine ait “Kurtoğlu Dekorasyon Hammadde ve Alüminyum Şirketi”nde iş hayatına atıldığını, edindiği tecrübelerden sonra şu anda şirketin yöneticiliğini yaptığını anlattı. Lise arkadaşları ile hâlâ görüşmekte olduğunu, iş hayatında birbirlerine yol gösterdiklerini ifade etti. Bizlere de arkadaş ilişkilerimize önem vermemiz konusunda tavsiyelerde bulunan Çınar Kurtoğlu’na geleceğe yönelik görüşlerimize yön vermemizi sağladığı için teşekkür ediyoruz.

Elif Ceyda PİRİM 12-B

‘DANCE OF LIFE’ – COMENIUS PROJESİ FRANSA- SOUILLAC TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Okulumuz Özel Bilkent Lises’inin koordinatörlüğünde yürütülen Avrupa Birliği Hayat Boyu Öğrenme programı Comenius - ‘Dance of Life’ projesi kapsamında Fransa – Souillac’da 16- 21 Kasım 2014 tarihleri arasında 3. çalışma toplantısı düzenlenmiştir. Bu toplantı Türkiye, Hollanda, Almanya, İtalya ve Fransa’dan öğretmen ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşmiştir.

‘Dance of Life’ başlıklı ‘Sürdürülebilir Gelişme’ yi temel alan projemizin bu 3. çalışma toplantısında ‘Enerji Üretimi ve Tüketimi, Yenilenebilir Enerji Kaynakları, Karbon Ayak İzi,..’ gibi konular üzerinde durulmuş, 5 farklı ülkeden gelen öğrenciler bu konular ve kendi ülkelerinin Enerji Politikaları konularında sunumlar gerçekleştirmişlerdir. Ayrıca baraj, fabrika ve geçmişte enerji üreten makine/modellerin sergilendiği müze gezileri ile çeşitli aktiviteler düzenlenmiştir.

Tüm bu çalışmalar sırasında okulumuzu başarıyla temsil eden öğrenci ve öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz.

Not: Aşağıdaki bağlantıdada Fransa –Souillac ‘ın yerel bir gazetesinde proje toplantısı ile ilgili yayınlanan yazıyı okuyabilirsiniz.

http://www.ladepeche.fr/article/2014/11/25/1998082-l-europe-envahit-la-planete-des-moulins.html

DÜNYA FELSEFE GÜNÜ ETKİNLİĞİ

Felsefe dersi öğretmenimizle “Dünya Felsefe Günü” kutlama etkinliğine katıldık. Etkinliğin konusu “İnsan Olmak”tı. Konuyu öğrendiğimde kafamda pek çok soru işareti oluştu. Ancak sunum sonunda tüm bu sorulara cevap buldum. Bence biz öğrencilerin bakış açısını genişleten çok faydalı bir etkinlikti. İnsan olmanın hiç de kolay olmadığını öğrendik. Sunumda beni en çok etkileyen bölüm Doç. Dr. Yavuz Adugit’in, Prof. Dr. Uluğ Nutku’yu anmak için yaptığı konuşmaydı. Uluğ Nutku, doğrusu ve yanlışıyla hayatını dolu dolu yaşayan biriymiş. Ayrıca bu konuşmadan Uluğ Nutku hakkında hiç bilmediğim şeyler de öğrendim. Felsefe öğretmenimize ve tarih öğretmenimize bizlere böyle bir etkinliğe katılma şansı verdikleri için teşekkür ediyorum.

İpek ERBAZ 11-C

20 Kasım’da katıldığımız, Felsefeciler Derneği’nin düzenlemiş olduğu “Dünya Felsefe Günü” kutlamalarında yapılan konuşma ve tartışmalarla pek çok sorumuza cevap bulurken yeni sorular da oluştu zihnimizde. Ayrıca bu etkinlikte Felsefe öğretmenimizin derslerde değindiği birçok konu hakkında farklı görüşleri dinleme ve tartışma fırsatımız oldu. Bu tartışmalar sayesinde de dersimizde gördüğümüz düşünce ve akımları hayatımıza da yansıtabileceğimizi en iyi şekilde anladık. Okulumuza ve felsefe öğretmenimize teşekkür ederiz.

Emre KARCI 11-C

“Dünya Felsefe Günü”nde, Felsefe Öğretmenimiz Ülkü Özet ve Tarih Öğretmenimiz Gülşen Demirezen ile “İnsan Olmak” konulu felsefe etkinliğine katıldık. Farklı liselerden birçok öğrenci ile birlikte salonun en ön sırasında otururken “İnsan Olma”yı ve bu konu hakkında konuşulabilecekleri düşündüm. İlk çıkan konuşmacının yin ve yang uyumundan , iyi ve kötünün iç içe oluşundan, bu konu ile ilgili B.Breht’in bir tiyatro eserinden örnekler vererek konuyu açıklaması, etkinlikte benim için en etkileyici bölüm oldu. Etkinliğin devamında Türkiye’de önemli bir isim olan Prof. Dr. Uluğ Nutku’yu andık. Doç.Dr. Yavuz Adugit, Uluğ Nutku’nun hayatı ne kadar dolu dolu yaşadığını vurgulayarak “insan olma”nın anlamına farklı bir açıdan bakmamızı sağladı. Bu konferans çevremdeki kişileri ve kendimi sorgulamama neden oldu. Çok farklı görüşler edindim. Bu etkinliğe katılmamızı sağlayan öğretmenlerimize teşekkür ederim.

Beyza Nur SAĞLAM 11-A

20 Kasım’da gittiğimiz felsefe konferansı benim açımdan çok etkileyiciydi. İyi bir insanın hangi nitelikleri taşıması gerektiği konusunda fikirlerim değişti. Ayrıca sorulan sorular sayesinde oluşan tartışma ortamı, aklımdaki fikirleri sorgulamamı sağladı. Bu da beni çok mutlu etti. Olaylara farklı açılardan nasıl bakılacağına dair aklımda fikirler oluştu.

Berk ERGUN 11-C

20 Kasım Perşembe günü Felsefe Öğretmenimizle katıldığımız ‘’Dünya Felsefe Günü’’ etkinliği çok güzeldi. Konferansta , “iyi insan olmak” üzerine yapılan konuşmalar ve tartışmalar hem çok etkiliyici, hem de düşündürücüydü. Ardından Özel Bilkent Lisesi Müzik Kulübü’nden arkadaşlarımızın hazırladığı çok güzel bir mini konser dinledik. Son bölümdeki konuşmada ise, J.J.Rousseau’nun görüşleri temel alınarak, “iyi insan” olmada eğitimin önemine dair eleştirel bir yaklaşım getirildi. Bizleri düşünmeye, araştırmaya ve sorgulamaya sevk eden çok güzel bir etkinlikti. Bu etkinliğe katılmamı sağlayan okuluma ve öğretmenime teşekkür ederim.

Emir KARCI 11-C

KURTULUŞ SAVAŞI MÜZESİ, 1.ve 2.TBMM GEZİSİ

Türkçe hocalarımız Burcu Kahvecioğlu ve Uğur Yağlıkçı'nın eşliğinde 10/D Pre-IB sınıfı olarak Kurtuluş Savaşı Müzesi'ni ziyaret ettik. Yaptığımız bu ziyaret içerisinde "I. TBMM BİNASI" ve "II. TBMM BİNASI" olmak üzere iki ayrı binayı gezdik. Bu gezinin düzenlenme amacı; Dil Anlatım dersi kapsamında okuduğumuz Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Yaban adlı romanında geçen Mustafa Kemal Atatürk dönemiyle okuduğumuz romanı bir arada değerlendirebilmekti.

Yaban, Kurtuluş Savaşı zamanında geçen bir Milli Mücadele romanıdır. Bu romanda, savaş ve Atatürk'ün yaptıkları (Sivas, Erzurum Kongreleri ve daha niceleri) romanın bel kemiğini oluşturmakta ve olayların şekillenmesine katkı sağlamaktadır. Gezi düzenlenen bu müzede ise o döneme (Kurtuluş Savaşı Dönemine) ait bir sürü eşya bulunmaktaydı. O dönemden kalan madalyalar, paralar, Atatürk'e ait baston ve kıyafet, hatta kullandığı kalemler dahil bir çok eski eşyası, bir çok tüfek çeşidi vardı. Müzenin bir bölümünde ise sadece dönem özelliklerini yansıtan şifre makineleri, telefon santralleri ve mors yazıcısı sergilenmekteydi. Bu eserler sayesinde dönem özelliklerini kavramamız daha da kolaylaştığı için okuduğumuz kitaptaki olayların gelişimini de daha rahat yorumlayabildik. Diğer yandan, her iki müze binasının da en ilgi çekici yeri Meclis Toplantı Salonu idi. Eski binada bulunan salonda Arapça, yeni binada bulunan salonda ise Türkçe "Hakimiyet Milletindir" yazısı yer alıyordu. Bu sözden ise o dönem devlet adamlarının ve halkın var olan anlayışını yorumlayabiliriz. Bir devleti, devlet adamları veya soylular değil o devletin içinde bulunan bütün insanların, yani halkın, fikirleriyle şekillendirmesi gerektiğine inanılıyordu. Gezide, II. TBMM Binası içerisinde bulunan Meclis Toplantı Salonu içerisinde ise Atatürk'ün yaptığı bir açılış konuşmasının kendi sesinden dinletilmesi müzeyi çok daha etkileyici bir yer haline getirmiştir. Gezimizin son dakikalarını ise Ata’mıza karşı olan duygularımızı ve düşüncelerimizi yazarak değerlendirdik. Bu öğretici ve güzel gezi için öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz.

“Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin yüzyıllar süren arayışlarının özü ve onun kendi kendisini yönetmek bilincinin canlı bir simgesidir." M. Kemal Atatürk

Elif Serim 10D

SAİT GÜRSOY İLE "BAŞARIYA DOĞRU" SEMİNERİ

Değerli Eğitimci, Gazeteci ve TV programcısı Sn. Sait Gürsoy'u 13 Kasım 2014 de okulumuzda ağırladık.

12. sınıf öğrencilerimiz ve velilerimize yaşadıkları sürece dair çok önemli bilgiler vermenin yanısıra, bilgi ve deneyimlerini çok özel bir üslupla aktaran Sn. Sait Gürsoy'a teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Özel Bilkent Lisesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisi

YURTDIŞINDA EĞİTİM SEMİNERİ

MPW College Eğitim Müdürü ve College'den bir Akademisyen 26 Kasım 2014 tarihinde 11:40-12:20 arasında okulumuzda bulunacaktır.MPW College uluslarası öğrencilerin Oxford, Cambridge, London School of Economics, Imperial College, King’s College London gibi dünyanın lider İngiliz Üniversitelerinde eğitim alma fırsatı sağlayan bir program sunuyor. Bu eğitim programı ‘1 Year International Foundation Program’ yada ‘ 1 year Intensive A Level Program’ olarak adlandırılıyor.

Program London School of Economics tarafından tasaralanmış olup MPW College tarafından sunulmaktadır. ‘1 Year International Foundation Program’ ın belli dersleri Imperial College London kampüsünde verilmektedir. ‘ 1 year Intensive A Level Program’ ise öğrencinin tercih edebileceği Londra, Cambridge ve Birmingham olmak üzere MPW College kampüsünde sunulmaktadır.

İlgilenen velilerimizin, Okul sekreterimiz Sn. Gülen Koşan’ı 20 kasım 2014 tarihine kadar arayarak geleceklerini bildirmeleri organizasyonumuz açısından önemlidir.

Saygılarımızla

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisi

18. SONBAHAR ÖĞRETMENLER SEMPOZYUMU KATILIMI

1 Kasım 2014’te Koç Özel Lisesinde “Eğitimde Farklı Yöntem ve Teknikler” konulu 18. Sonbahar Öğretmenler Sempozyumu düzenlendi. Sempozyuma okulumuz Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerinden Hale Aydoğuş, “Yaşar Kemal’in Yılanı Öldürseler Romanında Kadın ve Töre” başlıklı sunumu ile katıldı.

Sunumu yapılan çalışmanın amacı, sempozyuma katılan öğretmenlere, öğrencilerine bilimsel ve edebi metinlerdeki dil ve üslup farklılığını kavratmanın yollarını, yazmanın ciddi bir çalışmanın ürünü olduğunu fark ettirebilmelerini, toplumun kadına bakışı ve töre cinayetlerinin yanlışlığı konusunda roman türü üzerinden nasıl bilinç uyandırabileceklerini göstermekti. Sunumda karşılaştırmalı edebiyat ve yaratıcı drama teknikleri kullanıldı.

FURKAN ORUÇ REHABİLİTASYON MERKEZİ SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ

Özel Bilkent Lisesi, IB programı CAS etkinliği kapsamında, gönüllü olan bazı IB öğrencilerinin katılımıyla Furkan Oruç Rehabilitasyon Merkezi ile ortak bir çalışma yürütmekte. Ben de bu gönüllülerden biriyim. Bu merkezin amacı, özel eğitime ihtiyaç duyan zihinsel engelli çocuklara destek olmak ve onların eğitimlerine katkıda bulunmaktır. CAS için katılabileceğim başka aktiviteler de olmasına rağmen, ben bu aktivitede görev almak istedim. Çünkü zihinsel engelli çocuklarla sağlıklı iletişim kurma yollarının herkes tarafından öğrenilmesi gereken bir şey olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla her hafta salı günleri okul çıkışında, diğer gönüllü arkadaşlarımla birlikte bu merkeze gidiyor ve bir buçuk saat kadar bir süreyi oradaki özel dostlarımıza ayırıyoruz.

Biz bu aktiviteye başlayalı yalnızca iki hafta oldu. İlk haftası ise bayram tatilinden önceydi. Bu nedenle henüz fazla bir şey yapamadık. İlk hafta tanışmayla geçti. İkinci hafta ise dörderli- beşerli gruplara ayrılarak orada bulunan çocuklarla zaman geçirdik. Tabii ki yanımızda bu işi bilen eğitimciler de vardı. Bir buçuk saat boyunca dört arkadaşımla birlikte üç özel çocukla ilgilendik. Bu çocuklardan ikisi otizmli ikiz olan Atakan ve Ataberk’ti. Sanırım hayatım boyunca ilk defa bu kadar tedirgin yaklaştım birilerine. Açıkçası onlarla iletişim kurarken ne yapmam gerektiğine dair hiçbir fikrim yoktu.

Bu aktiviteye katılmak benim için çok önemli. Bu sayede insan iletişiminde daha bilinçli bir birey olarak yetişeceğime inanıyorum. Bu yıl okulumuzda bu aktivite üçüncü kere düzenleniyor. Her yıl olduğundan daha kalabalık bir grubuz. O çocukların da, bizlerin de hayatında bir değişiklik yaratabileceğimizi umuyorum. Dilerim umutlarım boşa çıkmaz. Fırsatı olan herkesin böyle bir sosyal sorumluluk projesini tecrübe etmesini tavsiye ederim. Sosyal sorumluluk projelerinin insana çok farklı kazanımlar sağladığına inanıyorum.

İDİL ERSUDAŞ 11-E

KADROMUZ

2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılı'nda okulumuzun kadrosuna ulaşmak için tıklayınız.

ARALIK AYI YEMEK MENÜSÜ

Aralık ayı yemek menüsü için tıklayınız.

DUYURULAR



ÖĞRENCİLERİMİZ İ.D. BİLKENT ÜNİVERSİTESİNDE

17 Aralık 2014 tarihinde İ.D. Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi ziyaret edilmiştir. Geziye 11 ve 12. sınıflardan bu bölümleri merak eden ve ilgi duyan öğrencilerimiz katılmıştır.

Grafik Tasarım, Güzel Sanatlar, İletişim Tasarım, İç mİmarlık, Kentsel Tasarım ve Peysaj Mimarisi bölümleri öğretiğm üyeleri tarafından tanıtılmıştır.

Öğrencilerimiz bu bölümlere dair Üniversite öğretim üyelerinden, giriş koşulları, bölümün amacı, içeriği, dersler, kariyer olanakları vb. gibi konularda bilgi edinme ve sorularına yanıt alma fırsatı bulmuşlardır.

Ziyaretimiz sırasında öğrencilerimiz aynı zamanda derslikleri, atölyeleri ve bölüm öğrencilerinin çalışmalarını da incelemişlerdir.

İ.D. Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

10. SINIFLAR “DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ” ENTEGRASYON ÇALIŞMASI

10 Aralık “Dünya İnsan Hakları Günü”nde, okulumuzda, tüm 10. sınıf öğrencilerinin hazırladığı çalışmalar ve sunumlardan oluşan bir entegrasyon çalışması yapıldı. Bu çalışmada on beş öğrenci, hazırladıkları sunumları, öğretmen ve öğrencilere aktardı. Seçtiğimiz üç ders kapsamında hazırlanan bu çalışmalar; “Darbe Dönemi Hak İhlalleri, Kızılderili Soykırımı, İnsan Hakları ile ilgili filmler, İnsan Hakları Tarihçesi” gibi daha birçok önemli konuyu içeriyordu. Arkadaşlarımızın verdiği bilgiler ve yaptıkları sunumlar, “İnsan Hakları” gibi önemli bir konunun izleyenlerin akıllarında kalmasını sağladı. Programımızda konuya dair genel bilgi sunumlarının yanı sıra izleyen arkadaşlarımızı neşelendirmek adına birkaç şarkıya da yer verildi. Söylenen şarkılar da konuyla ilişkili, “insan hakları” konusunun işlendiği veya bestecilerinin bu konu ile bir fark yaratmak istediği şarkılardı. Bunlar; “We Are the World, Feeling Good, They Don't Really Care About Us ve Donna Donna” adlı şarkılardı. Avrupa İnsan Hakları Konseyi İkinci Katibi ve Diplomat Sayın Muzaffer Uyan, günün anlam ve önemini açıklayan bir konuşma yaptı. İngilizce yaptığı konuşmasında kendi geçmişinden ve ne kadar süredir “insan hakları” konusu üzerinde çalıştığından bahsetti. Sunum yapan birkaç arkadaşımızı tebrik ederek, onlara sunumunu yaptıkları konuya hakimiyetlerinin iyi olduğunu söyledi. Farkındalığımızdan etkilenen Sayın Muzaffer Uyan, sunumda görev alan ve sergiye katkıda bulunan bütün öğrencileri gönülden tebrik etti. Ben de, bizlere bu anlamlı çalışmada yer almamızı sağlayan öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.

Elif SERİM 10-D

SİLİKON VADİSİ TANITIMI

Perşembe günü, Sayın Ahmet Usta tarafından gerçekleştirilen “Club Silicon Valley” tanıtımı oldukça ilgi gördü. Sunumunun başında özgeçmişi ve başarıları ile ilgili bilgi vererek samimi bir ortam oluşturan Ahmet Usta, daha sonra Club Silicon Valley (CSV)’in ne olduğunu anlatarak sunumuna devam etti. CSV; orta ve lise seviyesindeki öğrencilere dünyayı değiştirme yeteneğine sahip olduklarını anlatan, Silikon Vadisi’nde gerçekleşen, on beş günlük ilham verici bir eğitim programıdır. Plug & Play ile stratejik iş ortaklığıyla yürüyen, “Bir sonraki büyük fikir ne olabilir?” düşüncesini temel alan program, girişimcilerin ve yatırımcıların bir araya gelmesini sağlamaktadır. Laura Gomez, Omar Zakaria, Tuna Ozer, Eduardo Pinheiro, Alireza Masrour, Mark Zuckerberg gibi ünlü isimlerle tanışma olanağı sunan program, aynı zamanda bu başarılı insanlardan ders alma imkânı da sunar. Sadece başarılı insanlar ile değil aynı zamanda “Ders alınmış başarısızlık, başarı demektir.” sözünden yola çıkarak başarısız olanlarla da görüşmeler yapılır; onlara takviye dersler verilir. Eğitim, deneyim ve aksiyon üzerine kurulu olan CSV, değişik gezileri de bünyesinde barındırır. Katılımcılar, Google kampüsünü, Linkedin’i, WMware’ı ve eğlence parkını ziyaret etme şansını yakalar. İnternet sayfasından başvuru yaptıktan sonra mülakattan ve İngilizce bilgisi sınavından geçenler, grupla da uyumlarına ikna olunduktan sonra seçilerek programa katılma hakkını kazanmış olurlar. Katılımcılar orada fikirlerini ortaya atarlar, daha sonra çalışma gruplarını kendileri oluşturarak sergilenebilir bir ürün üstünde çalışmalara başlarlar ve sonunda da bunu sunarlar. Bu çalışmanın gelecek yıl 5-19 Temmuz ve 9-23 Ağustos arasında gerçekleştirileceğini belirten Ahmet Usta, sunumunun sonunda bizlerin sorularını da cevapsız bırakmadı. Kendi alanlarında başarılı isimlerle bizi bir araya getirmeyi başaran bu program beni çok etkiledi ve ilgimi çekti. Yaptığı sunumdan ve bize ayırdığı vakitten dolayı Ahmet Bey’e kendim ve arkadaşlarım adına çok teşekkür ederim.

Berkem GÖĞÜSGER 11-IB

2014-2015 ANKARA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ GENÇLER TENİS İL BİRİNCİLİĞİ MÜSABAKALARI

25-28 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleşen tenis müsabakalarında, grubunu birinci sırada tamamlayan erkek tenis takımımız , final müsabakalarında da Ankara 4. ’sü olmuştur. Yarışmalarda okulumuzu başarılı şekilde temsil eden öğrencilerimiz; Ozan DORUK İNAN, Bora BAŞLAR, Ali Haktan MACİT , Ahmet ASTARCI ve Nabi KUŞTEPE ’yi kutlar başarılarının devamını dileriz.

COPE DENEME SINAVI

19 Aralık Cuma günü tüm 11. sınıf ve 12. sınıflardan sınava girmek isteyen ve B2 öğrencileri COPE Deneme sınavı alacaklarıdır. Sınav sabah 9.00'da başlayıp öğleden sonra sona erecektir.Sınav detayları ile ilgili bilgilendirme öğrencilere duyurulacaktır.

FİLOZOFLAR SERGİSİ

Filozofların felsefi görüşlerinin, yaşadıkları dönemin ve koşullarının anlaşılması amacıyla 11. Sınıf öğrencilerimiz tarafından “Filozoflar Sergisi” düzenlendi. Bu sergide dünya filozoflarının üç boyutlu portreleri öğrencilerimizin yaratıcı tasarımlarıyla sunuldu. Sergimiz okulumuz öğrencilerinin yanı sıra Çankaya Lisesi Felsefe Kulübü öğrencileri tarafından da ziyaret edildi. Emeği geçen öğrencilerimize teşekkür ederiz.

HUGH O’BRIAN YOUTH (HOBY) LEADERSHIP WORKSHOP

On 6th December 2015, BLIS hosted HOBY Turkey’s Community Leadership Workshop 2 on Personal Branding. Attended by 56 high school students from the Ankara area, students learned how to develop their personal brand and create a digital product designed to manage their personal and online social presence.

http://www.hobytr.com Hugh O’Brian Youth Leadership (HOBY) Turkey’s mission is to offer quality leadership programs to high school students in Turkey. HOBY Turkey is a non-profit international affiliate of HOBY International.

28-30 KASIM İSTANBUL TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ

Özel Bilkent Lisesi Sosyal Bilimler Zümresi öğretmenleri olarak 10. ve 11. sınıflarımızdan oluşan yirmi beş kişilik bir öğrenci grubu ile İstanbul’a tarih ve kültür ağırlıklı bir gezi düzenledik.

Gezimizin ilk durağı Sapanca yakınlarındaki Maşukiye oldu. Çiftlik evleri arasından geçerken durakladığımız kır lokantasında öğrencilerimiz tabiatla baş başa kaldılar. Lokantanın geniş bahçesinde hayvanları sevme, at binme şansı buldular. Ardından Kartepe’ye çıkıldı; kartopu oynandı, kızaklara binildi, teleferikle karla kaplı doğa kuşbakışı izlendi. Karlarla kaplı çam ağaçları ve tepelerde gezen geyik manzarası eşliğinde sıcak salepler içildi.

Gezimizin ikinci günü, 29 Kasım Cumartesi sabahı 9.00’da başladı. Osmanlı ve Bizans izleri taşıyan Tarihi Yarımada / Sultanahmet Meydanı’nda sırası ile Topkapı Sarayı, Ayasofya Kilisesi/Camii, Yerebatan Sarnıcı, Sultan Ahmet Camii ( Mavi Camii olarak da bilinir) ziyaret edildi. Tarihi Sultanahmet Köftecisi’nde öğle yemeği yenildi. Ardından Gülhane Parkı’nda yürüyüş yapıldı.

Gezimizin üçüncü gününün teması, “Osmanlı’nın imparatorluk yapısı ve çok kültürlülüğü”ne vurgu yapmaktı. Bu kapsamda önce Eyüp Sultan Hazretleri Türbe ve Camii ziyaret edildi. Dualar edildi, dilekler dilendi. Ardından Taksim’de yer alan Saint Antuan( Aziz Antuan) Kilisesi’nde gerçekleşmekte olan pazar ayini izlendi. Öğrencilerimiz Kilise’deki asistanlardan kiliseyle ilgili bilgi aldılar, ilahiler dinlediler.

Dini yerlerin ziyaretinden sonra İstiklal Caddesi ve Gezi Parkı’nda dolaşıldı, oradan Ortaköy’e geçildi. Öğrencilerimiz el sanatları pazarında ve sahaflarda alışveriş yaptılar, mekana özgü waffle ve kumpirlerden yediler. Hepimiz için keyifli ve öğretici olan gezimiz bize özel bir tekne ile yaptığımız Boğaz turu ile sona erdi.

AGATHA CHRİSTİE “ON KÜÇÜK ZENCİ” ROMANI KARAKTER CANLANDIRMASI

9-A sınıfı öğrencilerimiz, okudukları “On Küçük Zenci” romanında geçen 11 karakteri kendi hayal güçleriyle yeniden kurgulayarak mini bir drama hazırladılar. Öğrencilerimizin eğlenerek rol aldıkları bu çalışmayla romanın özümsenmesi ve daha rahat anlaşılması sağlanmış oldu.

“Adaların büyülü bir yanı vardır. Ada sözcüğü bir bakıma insanın dünyayla bağlantısının kesildiği anlamına gelir. Ada, başlı başına bir dünya demektir. Şimdi hepinizi, Zenci Adası’na davet ediyorum.”

FELSEFE OLİMPİYATLARI BAŞARIMIZ

Okulumuz öğrencilerinden Liluz Cengiz, 9 Kasım 2014 tarihinde yapılan 19. Ulusal Felsefe Olimpiyatları’nda “İlişkiler Sentezi” başlıklı felsefi yazısıyla Ankara 2.si, Türkiye 8.si olmuştur. Öğrencimizin olimpiyatlarda seçtiği alıntı ve yazdığı yazı aşağıdadır. Öğrencimizi tebrik ediyoruz.

Ülkü Özet
Felsefe Öğretmeni

“Kendiyle ilişkisini kişi, birkaç açıdan “kendi”yle kurabilir: kişi olarak: biricikliğinde, eşsizliğinde, kendiyle; birey olarak: yaşadığı yerin ve çağın insanı olarak kendiyle; bir insan olarak: tarihteki insan türünün bir üyesi olarak kendiyle. Bir kişinin yaşamında içiçe girmiş olan bu kendiyle ilişkilerinin yalınlığında ya da karmaşıklığında, kişinin kendiyle ilgili eylemleri oluşur.”

Ioanna Kuçuradi, Etik, Türkiye Felsefe Kurumu Yay.,
Ankara 19962., s. 149.

İLİŞKİLER SENTEZİ

Yaşamını sürdüreceği toplumsal fanusun içine düştüğü andan itibaren özne, varolduğu süre boyunca asla kurtulamayacağı ilişkiler ağına yakalanmıştır. Toplumları ve insanları tanımanın ve anlamanın bireyin kendi tözünü tanımasıyla ve anlamlandırmasıyla mümkün olacağını “ kendini tanı” öğüdüyle ortaya atan ve destekleyen Sokrates’in izinden kişi ilişki ağındaki ilk tanışıklığını kendisi ile yaşayacaktır. Bilincin ilk tanışıklığı ile yaşayacağı ilişki öznenin en dürüst, en çelişkili, en acılı ve en gerçek ilişkisi olacaktır. İlişkiye bu sıfatları yükleyen boyutsallığı, tıpkı ölümlü öznenin varoluş sürecinin temelini üç ana başlığa oturtan Schopenhauer’ın yaptığı gibi bu sancılı ilişki sürecinin de belli başlı kavramlar altında açıklanarak algılanabilir, tartışılabilir ve yorumlanabilir hale getirilme çabasının doğmasına sebep olmuştur.

Kişinin , kişi olarak kendisiyle ilişkisi, kişinin varoluşunun, tözünün sorgulanmasında saklıdır. Öznenin doğumuyla birlikte ortaya çıkan varoluş merakını yine öznenin kendi kendisine sorgulamasına verilen kavramsal bir isimdir. Kişinin kendisine ve insanoğluna yönelik eylemlerinin temelini oluşturacaktır; kişi olarak kavramsal başlığın altındaki ilişkinin içeriği. Bu yargının ya da çıkarımın kaynağı öznenin bütün anlayışının kişi olarak kendisinden geldiği düşüncesidir ve bu ilişki düzeyinin kişinin birliğini ve eşsizliğini tanımlayacak olduğu yargısıdır. Düşünceler ve yargılarla tanımlama ve yorumlama çabasına düştüğümüz bu ilişkinin sonsuza uzanan derinliğini “sonsuzluğu gösteren ayna, özel ve iç yaşantımızdan başka bir şey değildir” diyen Gabriel Marcel tarafından çok güzel ifade edilmiştir.

Kişinin, kişi olarak kendi ile ilişkisi, yaşamında birlikte ilerlediği insanlarla ilişkileriyle sınırlandırılmıştır. Bireyin eylemlerinin yalınlığı ve karmaşıklığı sürekli değişen bir denge içerisinde ilerleyen ilişkilerin sentezidir. Birey kavramının temsili anlamı kişinin yaşadığı toplumdaki ve çağdaki yeridir. Bu yer toplumun beklentilerini de beraberinde getirir. Kişi birey olarak toplumun beklentilerini kendi beklentileri haline getirecektir. Bu ilişkinin bireyin kendisi ile kurduğu ilişkilerden değişken fakat değeri sentez içindeki baskınlığı aynı orantının içinde yer alır. Bu denge içinde kişinin birey olarak kendi ile olan ilişkisinin baskınlığının arttığı noktada, bireyin eylemleri, kişilik dışı, sıradan ve monoton bir hal alır. Bu tarz eylemlerin kişiye benliğini unutturduğu, eylemlerinin kişilik dışı olma sürecinde yine öznenin kişi olarak kendisiyle olan ilişkisinin baskınlığını doğuracağı kesindir. Çünkü kayıp bir benlik ne toplumda var olabilir ne de tarihte yerini alır. Sürüleşmiş bireylerin asla bir olamamıştır. Bu nedenle öz benliğe sahip değildir. Onları bu hale sokan sürüleşmişliktir yani toplumdur. Bu durumda da bireye bireyselliğini veren, Marx’ın sözleriyle “toplumdan göbek bağını kopartmış” olmalıdır. Ancak o zaman birey, toplumun beklentilerinden kopabilir ve toplumun beklentilerini sorgulamaya cesaret edebilir. Ya da Kant’ın dediği gibi düşünecek kadar cesur olabilir. Bunun için de kişi, birey olarak kendisiyle olan ilişkisinde kendisini toplumun içine oturttuğu yeri toplumun merkezinden uzak seçmelidir. Bu seçim, birey olarak ilişkinin birey üzerindeki baskıyı azaltacaktır. Bundan toplumla ilişkinin önemsiz olduğu algısı çıkmamalıdır. Bu yalnızca bireyin iç dünyasının sınırlarını genişleteceğini ifade etmektedir sadece.

Kişinin insan olarak kendisiyle ilişkisinin, denge savaşı olarak adlandırılan bu baskınlık kavgasında adının az geçmesi bu tanımın algıyı kolaylaştıran kavramsal bir varsayım olmasından ötürüdür. İnsan olarak ilişkinin sentez içinde önemini ifade eden bir durum değildir. İnsan sözcüğünün seçim sebebi bu sözcüğün insanoğlunun tarihi bir varlık olan kişinin kendisini ifade etmeme yatkınlığıdır. İnsan türünün tarihsel gelişimi ve varlığı günümüz insanı için sürekli bir gündem konusudur. “İnsanoğlu tarihten ders almalıdır” yargısının da klişeleştirilmesi bundandır. Genel olarak kabul gören bu klişenin tam anlamıyla doğru olmadığı anlaşılmalıdır. Birey için her zaman en önemli örnek kendisi olmalıdır. Fakat bireyin tarihte kötü sonuç doğurmuş, aynı eylemi yapması, yani aynı hataya düşmesini engelleyecek tarihsel bir değerlendirme mantıksal açıdan gereklidir. Bu da yargının doğru yönünü oluşturur. İnsan kendiyle olan üçüncü tür ilişkisinin başladığı eylemlerdeki hataları minimalize etmelidir.

Bireylerin eylemlerini şekillendiren ilişkiler dinamiğinde sorgulayan bilinçler teker teker her ilişkinin karmaşıklığı ardında kişi bazlı bir sentez yaratırlar. Bireyselliklerini kaybetmeden ulaştıkları bu sentez onların kendileriyle ilgili eylemlerde toplumsal beklentilere dayanmayan bir tutum izlemeleriyle sonuçlanır. Birey bazlı sentezler ise eylemlerinde toplumsal kural ve beklentileri ön plana tutar. Her alanda doğru ve yanlış kavramının oluşmasında örnek tahsilinde kullanılan insan olarak kendimiz ile kurduğumuz ilişki birey için her anlamda etkin rol oynar.

Liluz Cengiz

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 1. DÖNEM SINAV TAKVİMİ

2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılı 1. Dönem sınav takvimine ulaşmak için lütfen tıklayınız.

10.KLASİK BATI MÜZİĞİ ÇALGILARIYLA ESER SESLENDİRME YARIŞMASI

Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı İlkokul , Ortaokul , Lise ve Dengi okul öğrencileri arasında düzenlenen “ 10.KLASİK BATI MÜZİĞİ ÇALGILARIYLA ESER SESLENDİRME YARIŞMASI ” na ilişkin bilgilendirme yazısı ve şartnamesi ektedir. Katılmak isteyen öğrencilerin en geç 26 Aralık 2014 tarihine kadar okul yönetimine isimlerini yazdırmaları gerekmektedir.

Bilginize sunarız.

Saygılarımızla,

Özel Bilkent Lisesi

Ekler:

Yarışma şartnamesi için lütfen tıklayınız.

Yarışma MEB yazısı için lütfen tıklayınız.

MEZUNLARIMIZDAN ÇINAR KURTOĞLU OKULUMUZU ZİYARET ETTİ

Özel Bilkent Lisesi’nden 2002’de mezun olan Çınar Kurtoğlu, 18 Kasım Salı günü sınıfımızı ziyaret etti. Bizlerle okulumuzdan mezun olmanın avantajlarını, mezun olduktan sonra atıldığı iş dünyasını ve iş hayatında karşılaştığı zorlukları paylaştı. Bilkent Üniversitesinin işletme bölümünü başarıyla bitirmesinde lisede aldığı eğitimin önemli bir rol oynadığını belirtti. Üniversiteden mezun olduktan sonra ailesine ait “Kurtoğlu Dekorasyon Hammadde ve Alüminyum Şirketi”nde iş hayatına atıldığını, edindiği tecrübelerden sonra şu anda şirketin yöneticiliğini yaptığını anlattı. Lise arkadaşları ile hâlâ görüşmekte olduğunu, iş hayatında birbirlerine yol gösterdiklerini ifade etti. Bizlere de arkadaş ilişkilerimize önem vermemiz konusunda tavsiyelerde bulunan Çınar Kurtoğlu’na geleceğe yönelik görüşlerimize yön vermemizi sağladığı için teşekkür ediyoruz.

Elif Ceyda PİRİM 12-B

‘DANCE OF LIFE’ – COMENIUS PROJESİ FRANSA- SOUILLAC TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Okulumuz Özel Bilkent Lises’inin koordinatörlüğünde yürütülen Avrupa Birliği Hayat Boyu Öğrenme programı Comenius - ‘Dance of Life’ projesi kapsamında Fransa – Souillac’da 16- 21 Kasım 2014 tarihleri arasında 3. çalışma toplantısı düzenlenmiştir. Bu toplantı Türkiye, Hollanda, Almanya, İtalya ve Fransa’dan öğretmen ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşmiştir.

‘Dance of Life’ başlıklı ‘Sürdürülebilir Gelişme’ yi temel alan projemizin bu 3. çalışma toplantısında ‘Enerji Üretimi ve Tüketimi, Yenilenebilir Enerji Kaynakları, Karbon Ayak İzi,..’ gibi konular üzerinde durulmuş, 5 farklı ülkeden gelen öğrenciler bu konular ve kendi ülkelerinin Enerji Politikaları konularında sunumlar gerçekleştirmişlerdir. Ayrıca baraj, fabrika ve geçmişte enerji üreten makine/modellerin sergilendiği müze gezileri ile çeşitli aktiviteler düzenlenmiştir.

Tüm bu çalışmalar sırasında okulumuzu başarıyla temsil eden öğrenci ve öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz.

Not: Aşağıdaki bağlantıdada Fransa –Souillac ‘ın yerel bir gazetesinde proje toplantısı ile ilgili yayınlanan yazıyı okuyabilirsiniz.

http://www.ladepeche.fr/article/2014/11/25/1998082-l-europe-envahit-la-planete-des-moulins.html

DÜNYA FELSEFE GÜNÜ ETKİNLİĞİ

Felsefe dersi öğretmenimizle “Dünya Felsefe Günü” kutlama etkinliğine katıldık. Etkinliğin konusu “İnsan Olmak”tı. Konuyu öğrendiğimde kafamda pek çok soru işareti oluştu. Ancak sunum sonunda tüm bu sorulara cevap buldum. Bence biz öğrencilerin bakış açısını genişleten çok faydalı bir etkinlikti. İnsan olmanın hiç de kolay olmadığını öğrendik. Sunumda beni en çok etkileyen bölüm Doç. Dr. Yavuz Adugit’in, Prof. Dr. Uluğ Nutku’yu anmak için yaptığı konuşmaydı. Uluğ Nutku, doğrusu ve yanlışıyla hayatını dolu dolu yaşayan biriymiş. Ayrıca bu konuşmadan Uluğ Nutku hakkında hiç bilmediğim şeyler de öğrendim. Felsefe öğretmenimize ve tarih öğretmenimize bizlere böyle bir etkinliğe katılma şansı verdikleri için teşekkür ediyorum.

İpek ERBAZ 11-C

20 Kasım’da katıldığımız, Felsefeciler Derneği’nin düzenlemiş olduğu “Dünya Felsefe Günü” kutlamalarında yapılan konuşma ve tartışmalarla pek çok sorumuza cevap bulurken yeni sorular da oluştu zihnimizde. Ayrıca bu etkinlikte Felsefe öğretmenimizin derslerde değindiği birçok konu hakkında farklı görüşleri dinleme ve tartışma fırsatımız oldu. Bu tartışmalar sayesinde de dersimizde gördüğümüz düşünce ve akımları hayatımıza da yansıtabileceğimizi en iyi şekilde anladık. Okulumuza ve felsefe öğretmenimize teşekkür ederiz.

Emre KARCI 11-C

“Dünya Felsefe Günü”nde, Felsefe Öğretmenimiz Ülkü Özet ve Tarih Öğretmenimiz Gülşen Demirezen ile “İnsan Olmak” konulu felsefe etkinliğine katıldık. Farklı liselerden birçok öğrenci ile birlikte salonun en ön sırasında otururken “İnsan Olma”yı ve bu konu hakkında konuşulabilecekleri düşündüm. İlk çıkan konuşmacının yin ve yang uyumundan , iyi ve kötünün iç içe oluşundan, bu konu ile ilgili B.Breht’in bir tiyatro eserinden örnekler vererek konuyu açıklaması, etkinlikte benim için en etkileyici bölüm oldu. Etkinliğin devamında Türkiye’de önemli bir isim olan Prof. Dr. Uluğ Nutku’yu andık. Doç.Dr. Yavuz Adugit, Uluğ Nutku’nun hayatı ne kadar dolu dolu yaşadığını vurgulayarak “insan olma”nın anlamına farklı bir açıdan bakmamızı sağladı. Bu konferans çevremdeki kişileri ve kendimi sorgulamama neden oldu. Çok farklı görüşler edindim. Bu etkinliğe katılmamızı sağlayan öğretmenlerimize teşekkür ederim.

Beyza Nur SAĞLAM 11-A

20 Kasım’da gittiğimiz felsefe konferansı benim açımdan çok etkileyiciydi. İyi bir insanın hangi nitelikleri taşıması gerektiği konusunda fikirlerim değişti. Ayrıca sorulan sorular sayesinde oluşan tartışma ortamı, aklımdaki fikirleri sorgulamamı sağladı. Bu da beni çok mutlu etti. Olaylara farklı açılardan nasıl bakılacağına dair aklımda fikirler oluştu.

Berk ERGUN 11-C

20 Kasım Perşembe günü Felsefe Öğretmenimizle katıldığımız ‘’Dünya Felsefe Günü’’ etkinliği çok güzeldi. Konferansta , “iyi insan olmak” üzerine yapılan konuşmalar ve tartışmalar hem çok etkiliyici, hem de düşündürücüydü. Ardından Özel Bilkent Lisesi Müzik Kulübü’nden arkadaşlarımızın hazırladığı çok güzel bir mini konser dinledik. Son bölümdeki konuşmada ise, J.J.Rousseau’nun görüşleri temel alınarak, “iyi insan” olmada eğitimin önemine dair eleştirel bir yaklaşım getirildi. Bizleri düşünmeye, araştırmaya ve sorgulamaya sevk eden çok güzel bir etkinlikti. Bu etkinliğe katılmamı sağlayan okuluma ve öğretmenime teşekkür ederim.

Emir KARCI 11-C

KURTULUŞ SAVAŞI MÜZESİ, 1.ve 2.TBMM GEZİSİ

Türkçe hocalarımız Burcu Kahvecioğlu ve Uğur Yağlıkçı'nın eşliğinde 10/D Pre-IB sınıfı olarak Kurtuluş Savaşı Müzesi'ni ziyaret ettik. Yaptığımız bu ziyaret içerisinde "I. TBMM BİNASI" ve "II. TBMM BİNASI" olmak üzere iki ayrı binayı gezdik. Bu gezinin düzenlenme amacı; Dil Anlatım dersi kapsamında okuduğumuz Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Yaban adlı romanında geçen Mustafa Kemal Atatürk dönemiyle okuduğumuz romanı bir arada değerlendirebilmekti.

Yaban, Kurtuluş Savaşı zamanında geçen bir Milli Mücadele romanıdır. Bu romanda, savaş ve Atatürk'ün yaptıkları (Sivas, Erzurum Kongreleri ve daha niceleri) romanın bel kemiğini oluşturmakta ve olayların şekillenmesine katkı sağlamaktadır. Gezi düzenlenen bu müzede ise o döneme (Kurtuluş Savaşı Dönemine) ait bir sürü eşya bulunmaktaydı. O dönemden kalan madalyalar, paralar, Atatürk'e ait baston ve kıyafet, hatta kullandığı kalemler dahil bir çok eski eşyası, bir çok tüfek çeşidi vardı. Müzenin bir bölümünde ise sadece dönem özelliklerini yansıtan şifre makineleri, telefon santralleri ve mors yazıcısı sergilenmekteydi. Bu eserler sayesinde dönem özelliklerini kavramamız daha da kolaylaştığı için okuduğumuz kitaptaki olayların gelişimini de daha rahat yorumlayabildik. Diğer yandan, her iki müze binasının da en ilgi çekici yeri Meclis Toplantı Salonu idi. Eski binada bulunan salonda Arapça, yeni binada bulunan salonda ise Türkçe "Hakimiyet Milletindir" yazısı yer alıyordu. Bu sözden ise o dönem devlet adamlarının ve halkın var olan anlayışını yorumlayabiliriz. Bir devleti, devlet adamları veya soylular değil o devletin içinde bulunan bütün insanların, yani halkın, fikirleriyle şekillendirmesi gerektiğine inanılıyordu. Gezide, II. TBMM Binası içerisinde bulunan Meclis Toplantı Salonu içerisinde ise Atatürk'ün yaptığı bir açılış konuşmasının kendi sesinden dinletilmesi müzeyi çok daha etkileyici bir yer haline getirmiştir. Gezimizin son dakikalarını ise Ata’mıza karşı olan duygularımızı ve düşüncelerimizi yazarak değerlendirdik. Bu öğretici ve güzel gezi için öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz.

“Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin yüzyıllar süren arayışlarının özü ve onun kendi kendisini yönetmek bilincinin canlı bir simgesidir." M. Kemal Atatürk

Elif Serim 10D

SAİT GÜRSOY İLE "BAŞARIYA DOĞRU" SEMİNERİ

Değerli Eğitimci, Gazeteci ve TV programcısı Sn. Sait Gürsoy'u 13 Kasım 2014 de okulumuzda ağırladık.

12. sınıf öğrencilerimiz ve velilerimize yaşadıkları sürece dair çok önemli bilgiler vermenin yanısıra, bilgi ve deneyimlerini çok özel bir üslupla aktaran Sn. Sait Gürsoy'a teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Özel Bilkent Lisesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisi

YURTDIŞINDA EĞİTİM SEMİNERİ

MPW College Eğitim Müdürü ve College'den bir Akademisyen 26 Kasım 2014 tarihinde 11:40-12:20 arasında okulumuzda bulunacaktır.MPW College uluslarası öğrencilerin Oxford, Cambridge, London School of Economics, Imperial College, King’s College London gibi dünyanın lider İngiliz Üniversitelerinde eğitim alma fırsatı sağlayan bir program sunuyor. Bu eğitim programı ‘1 Year International Foundation Program’ yada ‘ 1 year Intensive A Level Program’ olarak adlandırılıyor.

Program London School of Economics tarafından tasaralanmış olup MPW College tarafından sunulmaktadır. ‘1 Year International Foundation Program’ ın belli dersleri Imperial College London kampüsünde verilmektedir. ‘ 1 year Intensive A Level Program’ ise öğrencinin tercih edebileceği Londra, Cambridge ve Birmingham olmak üzere MPW College kampüsünde sunulmaktadır.

İlgilenen velilerimizin, Okul sekreterimiz Sn. Gülen Koşan’ı 20 kasım 2014 tarihine kadar arayarak geleceklerini bildirmeleri organizasyonumuz açısından önemlidir.

Saygılarımızla

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisi

18. SONBAHAR ÖĞRETMENLER SEMPOZYUMU KATILIMI

1 Kasım 2014’te Koç Özel Lisesinde “Eğitimde Farklı Yöntem ve Teknikler” konulu 18. Sonbahar Öğretmenler Sempozyumu düzenlendi. Sempozyuma okulumuz Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerinden Hale Aydoğuş, “Yaşar Kemal’in Yılanı Öldürseler Romanında Kadın ve Töre” başlıklı sunumu ile katıldı.

Sunumu yapılan çalışmanın amacı, sempozyuma katılan öğretmenlere, öğrencilerine bilimsel ve edebi metinlerdeki dil ve üslup farklılığını kavratmanın yollarını, yazmanın ciddi bir çalışmanın ürünü olduğunu fark ettirebilmelerini, toplumun kadına bakışı ve töre cinayetlerinin yanlışlığı konusunda roman türü üzerinden nasıl bilinç uyandırabileceklerini göstermekti. Sunumda karşılaştırmalı edebiyat ve yaratıcı drama teknikleri kullanıldı.

FURKAN ORUÇ REHABİLİTASYON MERKEZİ SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ

Özel Bilkent Lisesi, IB programı CAS etkinliği kapsamında, gönüllü olan bazı IB öğrencilerinin katılımıyla Furkan Oruç Rehabilitasyon Merkezi ile ortak bir çalışma yürütmekte. Ben de bu gönüllülerden biriyim. Bu merkezin amacı, özel eğitime ihtiyaç duyan zihinsel engelli çocuklara destek olmak ve onların eğitimlerine katkıda bulunmaktır. CAS için katılabileceğim başka aktiviteler de olmasına rağmen, ben bu aktivitede görev almak istedim. Çünkü zihinsel engelli çocuklarla sağlıklı iletişim kurma yollarının herkes tarafından öğrenilmesi gereken bir şey olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla her hafta salı günleri okul çıkışında, diğer gönüllü arkadaşlarımla birlikte bu merkeze gidiyor ve bir buçuk saat kadar bir süreyi oradaki özel dostlarımıza ayırıyoruz.

Biz bu aktiviteye başlayalı yalnızca iki hafta oldu. İlk haftası ise bayram tatilinden önceydi. Bu nedenle henüz fazla bir şey yapamadık. İlk hafta tanışmayla geçti. İkinci hafta ise dörderli- beşerli gruplara ayrılarak orada bulunan çocuklarla zaman geçirdik. Tabii ki yanımızda bu işi bilen eğitimciler de vardı. Bir buçuk saat boyunca dört arkadaşımla birlikte üç özel çocukla ilgilendik. Bu çocuklardan ikisi otizmli ikiz olan Atakan ve Ataberk’ti. Sanırım hayatım boyunca ilk defa bu kadar tedirgin yaklaştım birilerine. Açıkçası onlarla iletişim kurarken ne yapmam gerektiğine dair hiçbir fikrim yoktu.

Bu aktiviteye katılmak benim için çok önemli. Bu sayede insan iletişiminde daha bilinçli bir birey olarak yetişeceğime inanıyorum. Bu yıl okulumuzda bu aktivite üçüncü kere düzenleniyor. Her yıl olduğundan daha kalabalık bir grubuz. O çocukların da, bizlerin de hayatında bir değişiklik yaratabileceğimizi umuyorum. Dilerim umutlarım boşa çıkmaz. Fırsatı olan herkesin böyle bir sosyal sorumluluk projesini tecrübe etmesini tavsiye ederim. Sosyal sorumluluk projelerinin insana çok farklı kazanımlar sağladığına inanıyorum.

İDİL ERSUDAŞ 11-E

KADROMUZ

2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılı'nda okulumuzun kadrosuna ulaşmak için tıklayınız.

ARALIK AYI YEMEK MENÜSÜ

Aralık ayı yemek menüsü için tıklayınız.

Özel Bilkent Lisesi
Bilkent Üniversitesi, Doğu Kampusu
06800 Ankara, TURKİYE
Tel: +90 312 290 52 00
Faks: +90 312 266 50 00
e-Posta: obl@bilkent.edu.tr
Bilkent High School
Bilkent University, East Campus
06800 Ankara, TURKEY
Phone: +90 312 290 52 00
Fax: +90 312 266 50 00
e-mail: obl@bilkent.edu.tr